1. Brandenburg Kapısı
1788 – 1791 yılları arasında inşa edilen bu tarihi kapı Berlin’in en turistik noktalarından biri. Şehrin merkezinde bulunan yapı Soğuk Savaş zamanında Sovyetler Birliği’nin kontrolünde olan Doğu Almanya bölgesinde yer almış. Ayrıca meşhur parlamento binası Reichstag da bu kapının hemen yanında bulunuyor. Reichstag’ı ziyaret etmeden önce Brandenburg Kapısı’nın önündeki boydan boya ıhlamur ağaçlarıyla dolu Unter den Linden caddesinde bir yürüyüş hoş olabilir.
2. Reichstag – Parlamento Binası

Adını daha çok Reichstag Yangınıyla duyduğumuz Alman Parlamento Binası çok ilgi çekici bir mimariye sahip. Binanın ortasındaki kubbe camdan yapılmış ve ziyaret edilip şehir manzarasını görme imkânı sunuyor (fakat gitmeden önce yer ayırtmanız gerekiyor). Binanın mimarisi 1882 yılında açılan bir yarışmayla seçilmiş, 1894’te de tamamlanmış. Reichstag binasının elektriğini güneş panelleriyle, suyunu yağmur arıtmasıyla, ışığıysa parlamento salonuna aynalarla sağladığını ekleyelim.
3. Müzeler adası

Müzeler adasını gezmek Berlin’de yapılması gerekenler listesinde önemli bir yere sahip. Üzerinde beş müze bulunan ve tarihi şehir merkezi Mitte’ye yakın olan bu adada Bode, Neues, Altes, Bergama müzeleri ve Alte Nationalgalerie yer alıyor. Doğu ve Batı Almanya’nın birleşmesiyle bir araya getirilen eserlerin sergilendiği Müze Adası UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmiş. Bergama Müzesi Zeus Sunağı, Milet Market Kapısı, İştar Kapısı ve Mshatta Alınlığı gibi önemli eserleri de barındıyor. Kültürel açıdan zengin olan Berlin’deki gezinizi bu adadaki müzeleri gezmeden bitirmemenizi tavsiye ederiz.
4. Berlin Duvarı – Doğu Yakası Galerisi
Flickr, Creative Commons, CC-BY 2.0
1989’da Berlin Duvarı’nın yıkılmasının ardından başlatılan bir sanatsal işbirliğiyle, duvarın 1,3 kilometrelik bir kısmı açık hava sanat galerisi haline getirilmiş. 1990’da başlatılan bu projeye dünyanın dört bir yanından katkı sağlayan ressamlar 105 tane resim çizmiş. Özgürlük ve barış temalarının işlendiği bu çalışmada yapılan resimlerin çoğu yıpranmış veya zarar görmüş fakat 2009’da başlatılan bir yenileme projesi sayesinde eserlerin değerleri yeniden kazandırılıyor.
5. Checkpoint Charlie
Flickr, Creative Commons, CC-BY 2.0
Berlin Duvarı yıkılmadan önceki dönemde en önemli geçiş kapısıdır. Burada Amerikan askerleriyle Sovyet askerleri karşılıklı nöbet tutmuştur. Bu geçiş kapısından ancak Batı ve Doğu Almanya yöneticileri, büyükelçiler, müteffik askerler ve yabancılar geçebiliyordu. Aslı daha büyük olan ve Müttefikler Müzesi’nde bulunan orijinalinin yerinde küçük sembolik bir kulübe var. Bir zamanlar askerlerin karşı karşıya geldiği bu kritik noktadan şimdi rahatça geçebilirsiniz.
6. Alexanderplatz

Burası tarihi Mitte bölgesinin merkezi ve Berlin yerlilerinin de buluşma noktasıdır. Ayrıca meydanla aynı ismi taşıyan bir gar da bulunuyor burada. Bu tarihi meydandaki Almanya’nın en yüksek yapısı olan Televizyon Kulesi’nden bütün Berlin’i 360 derece görebilirsiniz. Alexanderplatz, Berlin Katedrali’nin de bulunduğu, Spree Nehri üzerindeki Müzeler Adası’na çok yakın.
7. Berlin Katedrali
Yüzyıllar boyu değişim geçiren protestan katedralinin yerinde ilk olarak 1465’te kilise inşa edilmiş, 1700’lü yıllarda barok tasarımla katedrale çevrilmiş, son olarak da 1894 – 1905 yılları arasında neo barok stile geçiş yapmak üzere yeniden inşa edilmiş. İkinci Dünya Savaşı’nda da büyük hasar gören bina 1981 yılında restore edilmiş. Bu yapının da üst katına merdivenlerden çıkıp panoramik manzarayı seyredebilirsiniz.
8. Potsdam Meydanı (Potsdamer Platz)
Flickr, Creative Commons, CC-BY 2.0
Almanya’nın yeniden birleşmesinin ardından önemli bir merkez haline gelen Potsdam Meydanı hareketin eksik olmadığı bir yer. Berlin’in modern binalarının olduğu meydanın civarlarında mağazalar, lokantalar ve otellerin yanı sıra sokak sanatçılarının çalışmalaranı, eserlerini de görebilirsiniz. Berlin’de alışveriş yapmayı planlıyorsanız en iyi yer burası. Meydanda Berlin Duvarı’nın birkaç kalıntısı var, bu duvar kalıntılarına sakız yapıştırmak adet haline gelmiş.
9. Kreuzberg
Flickr, Creative Commons, CC-BY 2.0
Küçük İstanbul olarak da anılan bu meşhur Türk mahallesinde Birinci ve İkinci Dünya Savaşı müzelerini gezebilir, yorulduğunuzda parklarda dinlenebilirsiniz. Burası kesinlikle Berlin’de gezilmesi gereken yerler arasında. Hip hop kültürünün yoğun yaşandığı mahallede sokakta breakdance yapan gençleri görmeniz gayet olası. Ayrıca burada 1936 – 1945 yılları arasında faaliyet göstermiş Sachsenhausen Toplama Kampı’nı gezebilirsiniz.
10. Holokost (Holocaust) Anıtı
Flickr, Creative Commons, CC-BY 2.0
Ve tabii ki Berlin’de görülmesi gereken yerlerin başında Holokost Anıtı geliyor, tam adıyla Katledilen Avrupalı Yahudiler Anıtı. İkinci Dünya Savaşı sırasında Avrupa çapında katledilen bütün Yahudiler anısına 2004’te inşa edilen, 2005’te ziyarete açılan bir anıt. 19 000 metrekare alana yayılan ve 2 711 beton bloktan oluşan yapının bloklarının üzerinde Yahudi dini metinlerini içeren Tilmud’un sayfaları yazılıdır. Bu anıt insanlıkla bağı kopmuş bir düzenli işleyişi simgeliyor.
Şu yazılar da ilginizi çekebilir:
– Sıra dışı bir Berlin gezisi
– Almanya’da ziyaret etmeniz gereken 10 yer
– Berlin’de çoğu turistin bilmediği 6 gizli güzellik
Dünyanın seyahat arama motoru Skyscanner ile en uygun uçuş, otel ve araç kiralama fiyatlarını bulabilirsiniz.